TBMM PLAN-BÜTÇE KOMİSYONU KONUŞMASI
SENDİKAMIZ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI İSA MUTLU'NUN TBMM PLAN-BÜTÇE KOMİSYONU'NDA TORBA YASA TASARISININ 58. MADDESİYLE İLGİLİ YAPTIĞI KONUŞMA

 

 

SENDİKAMIZ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI İSA MUTLU'NUN TBMM PLAN-BÜTÇE KOMİSYONU'NDA TORBA YASA TASARISININ 58. MADDESİYLE İLGİLİ YAPTIĞI KONUŞMAYI İZLEMEK İÇİN

TIKLAYINIZ

 

 

 

 

 

 

 

TBMM PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU- 20 EKİM 2017-

58. MADDE İLE İLGİLİ TUTANAK

 

GENEL MADEN İŞLERİ SENDİKASI GENEL BAŞKAN YARDIMCISI İSA MUTLU – Türkiye’nin değişik yerlerinde olmakla beraber ağırlıklı olarak Zonguldak bölgesindeki maden ocaklarında örgütlü bir sendikayız.

Saygıdeğer Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; öncelikle, bize kendimizi ifade etme fırsatını verdiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.

Bahsi geçen 58’inci maddede maddeyle gerekçesi şu şekilde ifade ediliyor: Madde ile 3213 sayılı Maden Kanunu’nun ek 1’inci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle Türkiye Taşkömürü Kurumuyla Türkiye Kömür İşletmeleri uhdelerinde bulunan maden ruhsatlarını işletmeye, işlettirmeye ve bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye yetkili kılınmaktadır. Böylelikle atıl vaziyetteki sahaların ekonomik, güvenli ve rantabl şekilde değerlendirilmesine olanak sağlanmaktadır. Ayrıca, redevans süreleri kısıtlı olduğundan dolayı iş sağlığı ve güvenliğine yönelik uzun vadeli modern teknolojiye uygun yatırımlar yapılamamaktadır. Düzenlemeyle belirtilen gerekçelere göre uzun vadeli yatırım yapılabilmesinin önü açılmaktadır.

Saygıdeğer Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; aynı gerekçeyle 1990 yılından itibaren yapılan uygulamalarla TTK ve TKİ bünyesindeki bazı maden sahaları redevans dediğimiz usulle ve taşeron şirketler eliyle işlettiriliyor. Ancak, bu uygulamadan beklenen sonuç alınamadı. Ölümlü iş kazalarının artması sonucu devlet tazminat ödemeleriyle karşı karşıya kaldı. Kaçak ocak çalışmaları önlemedi. Buralarda meydana gelen kazalarda sahipsiz madenci cenazeleri yollara ve hastane önlerine atılmak suretiyle… Geçtiğimiz haftalarda da canlı örneklerini yaşamış bulunmaktayız. Aynı dönemde, devlet işletmelerinde ölümlü kazalar yok denecek kadar azaldı. Özelleştirme kanalıyla kurumların zararının azaltılması amacına ulaşılamadı ve ağır bedeller ödendi.

İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin zaafa uğramasının sebebini redevans sürelerinin kısıtlı olmasına bağlamak doğru değil, asıl sorun daha çok kazanma anlayışıdır ve denetimlerin yetersizliğidir. Özel sektörün zarar etmesi beklenemeyeceğine göre, bu sektörde getirilmek istenen düzenleme yeni iş kazalarına, yeni iş cinayetlerine kapı açacaktır. Havza madenciliğinden uzaklaşılması ve ruhsatların parçalanması iş sağlığı ve güvenliği risklerini artıracak, rezervlerin yeterince değerlendirilmediğinden dolayı ülkemizin yer altı kaynaklarının çarçur edilmesine sebep olacaktır.

Saygıdeğer Başkanım, değerli Komisyon üyeleri; 90’lı yıllardan bu yana Zonguldak’ta redevans sistemi dediğimiz bir sistem geliştirildi, bu sistemin asıl çıkarılış amacı şuydu: Zonguldak ilimizde taş kömürü işletmeciliği yapan küçük kaçak ocakların resmî statüye kavuşturulması amacıyla devlet iyi niyetli olarak bu sistemi geliştirdi. Ama, geldiğimiz noktada öyle bir hâle geldik ki Zonguldak gibi küçük bir ilde, maalesef bu redevans sahalarında bilinçli olarak, oradaki redevans sahiplerinin bilgisi dâhilinde 2 bin civarında kaçak ocak çalışanının olduğunu biliyoruz. Hâlbuki, redevans sisteminin çıkarılmasının sebebi, kaçakçılığı resmî statüye kavuşturup kaçakçılığın yani kayıt dışının önünü kesmekti. Ama, bu redevans sahipleri aldığı sahalarda kendi bilgileri dâhilinde birtakım yoksul insanlara, aç kalmış insanlara “Gidin burada kömür çıkarın, çıkardığınız kömürü ben satın alacağım.” vaadiyle orada kaçakçılık yaptırıyor, birkaç tane ocağı şikâyet edip kapattırıyor. Fakat, geri kalan yaklaşık bin civarında kaçak ocağın olduğunu biliyoruz, bunlar çalışmaya devam ediyor. Herhangi bir ölümlü kaza olduğunda veyahut da herhangi bir olay vuku bulduğunda “Benim haberim yok, ben bunları resmî olarak şikâyet de etmiştim ama benim suçum yok.” diye kendini savunarak bu kaçakçılığın önünü açmayı hâlen kendilerine prensip edinmiş iş adamlarının istekleri doğrultusunda bu yasanın buraya geldiğini düşünmekteyiz.

Saygıdeğer Komisyon üyeleri, Zonguldak yıllardır gerçekten çok ağır bedeller ödedi. Cumhuriyetin gelişmesine çok büyük katkılar sağlamış olmasına rağmen bugün hâlâ bedel ödemeye devam ediyor. Bugün redevans sisteminin ne kadar başarısız olduğunu yetkililerimiz aslında kendileri de araştırdığında, hatta önlerindeki tablolara da baktığında görmekteler, şöyle diyeyim: Redevans sistemiyle Zonguldak havzasının en büyük projesi olan Amasra-B Projesi’ni alan firma yıllar önce, on iki, on üç yıl önce devlete “Milyon tonlar kömür üreteceğim ve binlerce kişiyi istihdam edeceğim.” vaadiyle orayı almış olmasına rağmen geldiğimiz noktada on üç yıldır bir ton kömür dahi üretmemiştir. Kendisi vermiş olduğu beyanatlarda “Ben buraya kömürcü olmaya gelmedim, termik santral açmaya geldim, asıl amacım termik santraldir.” deyip oradaki yer altı kaynaklarımızı maalesef hunharca, orada kendi keyfiyetince bekletmektedir.

Yine bununla beraber, Türkiye’nin en büyük kömür üreticilerinden biri olan Soma A.Ş., Zonguldak’ın en büyük ihale sahalarından biri olan Bağlık İnağzı ihalesini almış, milyon tonlar kömür üreteceğini ve binlerce kişi çalıştıracağını taahhüt ettiği hâlde maalesef oradan bir ton kömür dahi çıkarmadan bırakıp gitmiştir.

Yine bununla beraber, Zonguldak Ereğli ilçesine bağlı Kandilli beldesindeki Alacaağzı işletmesini alan firma, orada on yıl boyunca devletin hazırlamış olduğu alanlardaki hazır kömürü alıp belli bir kâr ettikten sonra orayı terk edip gitmiştir, devletten de teminatı bir şekilde almıştır.

Yine bununla beraber, Eren Enerji dediğimiz termik santral sahibi özel müteşebbis orada termik santral izni alabilmek için Zonguldak’ta bir saha kiralamış, “Ben buradan ürettiğim kömürü termik santralde yakacağım.” taahhüdüyle termik santral izni almış, termik santral üretime geçtiği günden itibaren de orada bir ton kömür üretmeden devlete ödemiş olduğu taahhüdü de yakarak maalesef ithal kömürle termik santral çalışmaya devam etmektedir.

Bütün bu gerçekler ortadayken redevans sisteminde iş kazalarını ve iş sağlığını denetleyemeyen Bakanlığımız, acaba kiracısına yaptırım uygulamadığı hâlde, uygulayamadığı hâlde, o sahaları sattığında, mülkiyetiyle beraber bu insanlara devrettiğinde oradaki denetimleri ve yaptırımları nasıl uygulayacak; biz merak ediyoruz.

Kesinlikle, Zonguldak kömür havzasının sorunları çok büyük. Geçtiğimiz haftalarda basına da yansıdığı şekliyle görmüşsünüzdür, kaçak ocakta çalışan bir genç işçinin cansız bedeni hastane önüne atıldı, bırakıldı ve kaçıldı. Daha bunun gibi niceleri basında yer aldı, elektrik direklerinin dibine bırakılıp “Bunlar burada öldü.” diye rapor tutturulduğunu hepimiz biliyoruz. Yani şunu ifade etmek istiyorum: Taş kömürü üreticiliği diğer maden işletmeleriyle karıştırılmamalı, çok farklı bir işletme olduğunu hepimiz biliyoruz. Risk oranı çok yüksek bir üretim şeklidir yani Zonguldak havzasında madencilik yapmak her firmanın işi, her babayiğidin harcı değildir. Dolayısıyla biz TTK sahalarının TKİ’de ve diğer maden sahalarındaki sahalarla aynı statüye konularak bu yasa tasarısında yer almasını kabul edemiyoruz. Zonguldak’a ait, Zonguldak’a özel, Zonguldak havzasına özel, taş kömürü üretimine özel özel bir yasa düzenlenmesini biz de arzu ediyoruz. Devletimizin yapmış olduğu iş sağlığı ve işçi güvenliği yasalarından dolayı kendisine, Bakanlığımıza müteşekkiriz fakat bu şekilde yaparak Zonguldak’ı gerçekten birkaç müteşebbisin kendi keyfiyetlerine terk edersek bedeller çok ağır olacaktır.

Ben, bu vesileyle Zonguldak Taşkömürü İşletmeciliğindeki bu sahaların buradan çıkarılarak bütün tarafların görüşleri alınmak şartıyla, Zonguldak’taki sosyal ve teknik boyutlarıyla, sendika, işveren, redevansçılar, Bakanlığımız bir araya gelmek şartıyla yeni bir tasarı hazırlanmasını ve oranın gerçekleriyle bağdaşacak kalıcı, yapıcı bir madde düzenlenmesi talep ediyorum. Bu vesileyle bu tasarı ertelenirse bizler de taraf olarak çağırılıp hep beraber bu düzenlemede yer alırsak gerçekten bahsettiğim acıları dindirecek, Zonguldak’ın kanayan yarasını saracak bir tedaviyi hep beraber yapmış oluruz ve bunun vicdani rahatlığı, Zonguldak halkı ve ülke kamuoyundaki yapmış olduğumuz hareketten dolayı takdiri de çok değerli olacak. Ben, bu manada Bakanlığımıza göstermiş oldukları hassasiyetten, Komisyon üyelerimize verecekleri destekten dolayı şimdiden teşekkür ediyorum.

Hepinize saygılarımı sunuyorum.

Çok sağ olun.

 

BAŞKAN – Teşekkür ederiz. 



Facebook'ta Paylaş



Haber Eklenme Tarihi : 24.10.2017