19 KONGRE

19’UNCU ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE
ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ

VALİ ÇINAR; ZONGULDAK ALINTERİNİN
EN ÇOK AKTIĞI ŞEHİRDİR

ATALAY; BU BÖLGENİN İŞÇİYE İHTİYACI VAR

DEMİRCİ; KRİZDEN ÇIKMANIN YOLU
İSTİHDAM YARATMAK VE ÜRETMEKTİR

 

 

   TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI ERGÜN ATALAY'IN

   KONUŞMASINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

 

   

SENDİKAMIZ GENEL BAŞKANI AHMET DEMİRCİ'NİN
   KONUŞMASINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

 

 
TÜRK-İŞ’in öncülüğünde bu yıl 19’uncusu Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) evsahipliğinde düzenlenen Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi Kdz. Ereğli’de yapıldı.

Kongrenin açılışına Zonguldak Valisi Ahmet Çınar, Zonguldak Milletvekilleri Polat Türkmen, Ahmet Çolakoğlu, Hamdi Uçar, Ünal Demirtaş,  Deniz Yavuzyılmaz, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, Ereğli Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, TÜRK-İŞ Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, Sendikamız Genel Başkanı Ahmet Demirci, BEÜ Rektörü Mustafa Çufalı, Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin, belediye başkanları, TÜRK-İŞ’e bağlı sendikaların Genel Başkan ve Yöneticileri, Sendikamız Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, Genel Sekreter Satılmış Uludağ, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Kahraman Kabasakal, Sendikamıza bağlı şubelerin başkan ve yöneticileri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, meslek kuruluşlarının yöneticileri, akademisyenler ve işçiler katıldı.

Kongre Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Kongrenin açılış konuşmasını BEÜ Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sadık Kılıç yaptı. Sırasıyla Sendikamız Genel Başkanı Ahmet Demirci, Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen, BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çufalı, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay ve Vali Ahmet Çınar birer konuşma yaptılar.

Kongrenin açılış konuşmasını yapan BEÜ İİBF Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Başkanı Doç. Dr. Sadık Kılıç, kongrenin BEÜ’nin evsahipliğinde gerçekleştirilmesine katkı ve destek verenlere teşekkür etti. Kongrenin ana temasının “Emeğin ve Sendikacılığın Geleceği” olduğuna dikkat çeken Kılıç, “Sendikalar muhtemeldir ki kapitalist çalışma ilişkileri sürdüğü sürece önemli bir aktör olarak kalmaya devam edeceklerdir” dedi.

 

VALİ ÇINAR; ZONGULDAK ALINTERİNİN EN ÇOK AKTIĞI ŞEHİRDİR

Vali Ahmet Çınar, kongrenin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nin Emeğin Başkenti şehrimizde yapılmasından dolayı duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum. TÜRK-İŞ’e, Üniversitemize, her iki kurumun saygıdeğer yöneticilerine, Sayın Rektörümüze ve TÜRK-İŞ Başkanımıza teşekkür ediyorum.

Çalışma hayatı açısından değerlendirirsek Zonguldak, alınterinin en çok aktığı bir şehir. Helal kazancın en çok kazanıldığı bir şehir. Hem sendikal hayatın, hem çalışma hayatının şehrin, ailelerin hayatında en etkin olduğu bir şehirdir burası. Çünkü nereye gitsek ya işçiyle, ya işçi emeklisiyle karşılaşıyoruz. Bunun kıymetini-değerini hepimizin bilmesi lazım. Bu saygın bir şey. Şehrin bu saygınlığının üzerine artık yeni katkıları sağlayabiliyorsak, hem devlet kurumlarının hem sivil toplum kuruluşlarının hem meslek örgütlerinin gayret etmesi lazım.

Çalışma ekonomisi ve endüstri artık çağımızda, ülkemizin de en temel, baş konularından birisi olmuştur. Dünyayla entegre olmuş, bütünleşmiş bir düzen var artık. En ufak bir şeyde bütün dünyada olanlardan hepimiz etkileniyoruz, ya da bizde olup bitenden bütün dünyayı etkileyebiliyoruz. Dolayısıyla çağ, profesyonellerin çağı, çağ profesyonelliğin çağı. Artık vizyon, inovasyon, ne derseniz deyin aklımıza gelebilecek ama bilimsel temelli, en ileri teknikleri kullanmak suretiyle, ama  işin maddi-manevi, hak-hukuk, güvenlik, işçi hakları boyutunda değerlendirerek yolumuza eskisinden çok daha farklı anlayışla, daha profesyonel bir bakışla devam etmemiz gerekiyor.

Sendikalı olsun, sendikasız olsun, kamuda-özel sektörde, bütün sektörlerde çalışan herkesin çalışma ahlakını, çalışma disiplinini geliştirmeye ihtiyacımız var” dedi.

 

ATALAY; BU BÖLGENİN İŞÇİYE İHTİYACI VAR
Kongrenin açılışında konuşan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, "Sayın Cumhurbaşkanımız ile buraya geldik, iftara katıldım. Vekillerimize de sesleniyorum yıl bitmeden Kasım ayı içerisinde bin 500 işçiyi bir seferde almak gerekiyor. Çünkü madenlerde zor şartlar altında yaşamaya, çalışmaya devam ediyorlar. Bin 500 işçiye, ailesiyle birlikte 5 bin kişi civarında, bu bölgenin ihtiyacı var" dedi.
Atalay, Batman'da terör saldırısında hayatını kaybeden askerler bulunduğunu, dünyanın en gelişmiş ülkelerinin terör örgütlerine, para, silah, akıl, moral verdiğini belirterek “Her gün ortalama 5 işçi iş kazalarında hayatını kaybediyor. Bunun yanı sıra Batman’dan şehit haberleri alıyoruz. Bizler için vatan için hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyoruz. TÜRK-İŞ, sağcı solcu, Alevi, Sünni, Laz, Kürt ayırt etmeyen ve kucaklayan bir yapıya sahiptir. Hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız. Hiçbir ayrım yapmadan hepimiz bu ülke için çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
TTK'YA İŞÇİ ALIMI
TTK’ya işçi alınması gerektiğini belirten Atalay şöyle konuştu; “Bu bölge bize ev sahipliği yapıyor. Biz burada başkanlık yapalım, işçilerin sorunlarını anlatalım diye. Bu bölge madenle anılıyor, Ereğli bölgesine demir çeliği kim kurduysa Allah razı olsun. Sayın Cumhurbaşkanımız ile buraya geldik, iftara katıldım. Vekillerimize de sesleniyorum yıl bitmeden Kasım ayı içerisinde bin 500 işçiyi bir seferde almak gerekiyor. Çünkü madenlerde zor şartlar altında yaşamaya, çalışmaya devam ediyorlar. Bin 500 işçiyi ailesiyle vurduğu zaman 5 bin kişi civarında, bu bölgenin ihtiyacı var. Zaman zaman bunu da söylüyorum, bu bölge zor bir bölge, coğrafyası zor bir bölge. Bu bölge Batının Hakkari'si, kimse kusura bakmasın, bu ifadeyi kullanıyorum. Herkes üzerine düşeni yapması gerekiyor bu bölge ile ilgili".
ASGARİ ÜCRET 2 BİN LİRA
Cennet ülkenin 3 aydır sıkıntılı bir süreçten geçtiğini, Dolar ve Euro'yu konuşmamaya gayret ettiğini anlatan Atalay, ülkede 6 milyon asgari ücretli çalışan, 6 milyon emeklinin de asgari ücret civarında veya altında ücret aldığını vurgulayarak, "Asgari ücret görüşmeleri Aralık ayında başlayacak. Asgari ücretlinin muhatabının büyük bölümü özel sektör. Aralık ayı başlamadan imkanı olanlar 2 bin lira yapalım. Paylaşmak berekettir, mutluluktur, tebessümdür. Bir kez daha sesleniyorum, imkanı olan patronlara, işverenlere 3 kuruştan kaçınmayın, asgari ücretliyi 2 bin liraya çekin. Sizin, ailenizin, çoluk çocuğunuzun çıkarına, işyerinin bereketine verin. Bundan kaçmamak lazım. Kamuda asgari ücretli çalışan sayısı yüzde 1 ama yüzde 99'u özel sektörde" dedi.

 Sendikacılığa başladığı yıllarda işçi çocuklarının üniversiteye gitme oranı yüzde 1 iken günümüzde bu oranın yüzde 24'lere yükseldiğini belirten Atalay, "Benim bir hedefim var. Ben siyaset yapmayacağım, aday da olmayacağım ama ülke yönetimine işçilerinin çocuğunun talip olması için gayret sarf edeceğim, bir de biz yönetelim bakalım nasıl yönetiyoruz” dedi.

Geçtiğimiz yıl taşeronların kadroya geçtiğini, KİT'lerde çalışanlar için verilen kadro sözünün tutulmasını beklediklerini belirten Atalay, asgari ücret tespit komisyonunun Aralık ayında toplanacağını, toplantıdan toplumu tebessüm ettirecek bir rakamın çıkmasını umduklarına anlatarak, şunları söyledi: "Özellikle Yüksek Hakem Kurulu var taşeronlardaki arkadaşlarımıza ilk 6 ay yüzde 4, ikinci 6 ay 4, üçüncü 6 ay 4, dördüncü 6 ay yüzde 4. Enflasyonun yüzde 25'in olduğu bir yerde yezde 4, 4 uymuyor, yeni bir düzenleme yapılması gerekiyor. Ülkeyi yönetenler diyor ki, 'işçileri enflasyona ezdirmiyoruz' ama bu Yüksek Hakem Kurulu ezmenin ötesinde işçi falan kalmıyor ortada".
 Türkiye'de 8 ile 14 yaş arasında 1 milyon çocuğun işçi olarak çalıştığını vurgulayan Atalay, "Bunun 400 bini tarımda halen devam ediyor. Kamyon kasalarında bu çocuklarımız ölmeye devam ediyor. Okula gitmesi gerekirken tatil yapması gerekirken çocuklarımız çalışmaya devam ediyor. İstediğiniz kanunu çıkartın, kanun uygulayacının niyeti iyi değilse hayırlı iş yapmıyorsa o kanundan hayır gelmez. Kanun kadar güzel insanlara ihtiyacımız var”.

 

REKTÖR ÇUFALI; HEP BİRLİKTE FEDAKARLIK YAPMALIYIZ

BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çufalı, kongrede yaptığı konuşmada, “Biz meseleye tabii ki akademik açıdan bakıyoruz. Çalışma hayatı dediğimizde aklımıza genelde işçiler, emek dediğimizde işçiler gelir. Bu işçiler içinde fiziksel çalışan, bilek gücüne dayalı işçiler geliyor. Halbuki bilek gücünün dışında beyin gücüyle çalışan işçilerimiz de var.

Dünyanın içinde bulunduğu durumu biliyoruz.  Bu durumdan sadece Türkiye değil, bütün dünya etkileniyor. Bizim dileğimiz Türkiye’nin en az şekilde etkilenmesidir. Elbirliğiyle hareket etmemiz, işvereniyle, çalışanıyla ve onların aileleriyle birlikte hareket etmemiz, bir fedakarlık yapacaksak hep beraber fedakarlık yapmamızdır” dedi.

 

 

 

 

 

TÜRKMEN; DÜNYADA GÜNDEM BELİRLEYEBİLMEK MARİFETTİR

Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen, “Öyle bir coğrafyanın içerisindeyiz ki gündemi, günü birlik, saati birlik değişiyor. O coğrafyanın içerisinde ayakta kalmak, söz söyleyen olmak, dünyada gündem belirleyebilmek çok önemli bir marifettir. Bunu göz ardı etmeyelim.

Eksiklerimiz elbetteki vardır. Eksiklerimizi hep birlikte tamamlayacağız. Ortak aklı hep birlikte çalıştıracağız, dünyanın bu bölgene neler yaptığını iyi göreceğiz. Ortak aklı doğru kullanacağız.

İş barışını elimizden geldiği kadar kardeşlik ölçüsünde ve çalışanların hakkını alması düzeyinde doğru kurgulayacağız.

Biz dünyanın değerlerini de kullanmak zorundayız. İlim neredeyse gidip alacağız. Dünyanın parasını kullanmak istiyoruz. Ülkemizde yabancı sermaye olsun, turist olsun, biz ondan sermaye biriktirelim, bunu istihdama harcayalım, üretime harcayalım diyoruz” dedi.

 

 

 

 

 

DEMİRTAŞ: “SENDİKALAŞMANIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILMALI”

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, madenci çocuğu olduğun ve hukuk ve siyasi kariyerinde çalışma hayatı ile alakalı olduğunu ifade etti. Çalışma hayatında birçok sorun bulunduğunu, bunların en önde geleninin sendikal örgütlenme olduğunu ifade eden Demirtaş şöyle dedi:

“Bu sorunların çözümü noktasında özellikle AB ilerleme raporlarında işaret edildiği üzere 19. Faslın görüşmelere açılması gerekiyor. Hükümet 2017 yılında bununla ilgili olumlu adımlar attı ama maalesef bunlar yapılamadı.  Nedir bu fasıl? Sosyal politikalar ve istihdamla ilgili bir fasıl. Bunun en önemli ayağı, sendikal örgütlenmedir. Bunun AB standartları ve İLO standartlarına yükseltilmesi gerekiyor. Çalışan sayısı artmasına rağmen, sendikalaşma oranı yüzde 10 gibi küçük bir rakam. 1, 5 milyon gibi bir rakama tekabül ediyor. Bunun artması gerekiyor.  Bunun için de sendikalaşmanın, toplu sözleşme ve grev haklarının önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. Çünkü işçi ne kadar örgütlü olursa o kadar haklarını savunabilir. OHAL döneminde sendikalar grev ve lokavt sınırlaması nedeniyle kısıtlandı. Geldiğimiz noktada ülkedeki ekonomik sıkıntıların faturasını çalışanlar ödüyor. “

 

 

 

 

DEMİRCİ; KRİZDEN ÇIKMANIN YOLU İSTİHDAM YARATMAK VE ÜRETMEKTİR

Kongrenin açılışında bir konuşma yapan GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci ise şunları söyledi;

“Öncelikle, 19’uncu Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nin; “Emeğin ve Sendikacılığın Geleceği” ana temasıyla;  Emeğin Başkenti’nde, Zonguldak’ta toplanması kararını alan tüm ilgililere ve Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr Mustafa Çufalı’ya çok teşekkür ediyoruz.

Kongreye ev sahipliği yapan ve büyük emek harcayan Bülent Ecevit Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölüm Başkanı Sayın Doçent Doktor Sadık Kılıç ve ekip arkadaşlarına, kongre sürecini başlatan önceki dönem Bölüm Başkanı Sayın Doktor Öğretim Üyesi Ferdi Kesikoğlu’na çok teşekkür ediyoruz.

Ayrıca bu kongrelere her zaman destek olan TÜRK-İŞ Genel Başkanımız Sayın Ergün Atalay’a ve TÜRK-iŞ Yönetim Kurulu’na teşekkür ediyor, saygılarımızı sunuyoruz.

Kongrenin, ülkemizde sendikacılığın gelişmesine ve çalışma hayatına ışık tutacağına yürekten inanıyor, hayırlı olmasını diliyoruz.

Genel Maden İşçileri Sendikamız 1946 yılında kurulmuş Türkiye’nin en eski sendikalarından biridir ve genel merkezi buradadır.

Sendikamızın mücadele tarihi kuruluşundan yaklaşık 100 yıl geriye, 1848 yılına kadar uzanır.

Çünkü Zonguldak Maden Havzamızda taşkömürü üretimi o dönemde başlamıştır.

Osmanlı’dan günümüze bu 170 yıllık üretim sürecinde; yerli ve yabancı şirketlere, Hükümetlere ve doğaya karşı verilen mücadelede haklı olarak Emeğin Başkenti ünvanını kazanmıştır.

Bu kongrenin ana teması olan “Emeğin ve Sendikacılığın Geleceği” başlığı;  bölgemizin geçmişi, bugünü ve geleceğiyle örtüşmektedir.

ÖRGÜTLENME ÖNÜNDE ENGELLER VAR

Türkiye’de neo-liberal politikaların uygulanmaya başlandığı 1980’li yıllardan itibaren sendikalar güç kaybetmeye başladılar.  Çalışan sayısı arttı ama sendikaların üye sayıları geriledi.

Bizim de Genel Maden İşçileri Sendikası olarak kamuda üye sayımız azaldı.

Özel sektörde örgütlenme çalışmalarımız devam ediyor. İzmir’de örgütlendik, işçi arkadaşlarımız işten atıldı, şirket kapatıldı. Aydın’da örgütlendik, işçi arkadaşlarımız işten atıldı, işveren üyelerimize karşı tehditlerini sürdürüyor.

Bartın Amasra’da örgütlendik, 3 dönem toplu sözleşme imzaladık ama geçtiğimiz hafta 183 üyemiz kriz gerekçesiyle işten çıkarıldı, üstelik henüz alacakları da ödenmedi.

Örgütlenme önünde büyük engeller var.

Bizdeki durum neyse Türkiye’deki diğer sendikalar da hemen hemen aynı durumda.

Şimdi de ekonomik kriz gerekçesiyle sendikalar üzerinde büyük baskılar var.

Kıdem tazminatımızı bile gündeme getirmeye çalışıyorlar.

Kararnamelerle mücadele gücümüzü kırmak istiyorlar.

HER YIL 4-5 MİLYAR DOLARIMIZ DIŞARIYA GİDİYOR

Bizim 170 yıllık mücadele tarihimizde, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1865 ile 1869 yılları arasında ve Cumhuriyet Döneminde 1940 ile 1948 yılları arasında iki kez zorla çalıştırma dönemi var. Bölge insanları devlet gücüyle madenlere sokuldular.

Farklı Hükümetler dönemlerinde;

1990 yılında ve 1994 yılında maden ocaklarımızın kapatılması,

2017 yılında torba yasa ile özelleştirilmesine yönelik girişimler oldu.

Maden işçileri ve bölge halkı olarak, her dönemin kendine özgü koşulları içinde, haklı ve meşru mücadelemizi verdik.

İşimize, aşımıza ve ülkemizin geleceğine sahip çıktık.

Bugün geldiğimiz noktada, maden havzamızda tarihimizin en kötü dönemini yaşıyoruz.

En az sayıda çalışanla, en düşük üretimi yapıyoruz.

Yılda 30 milyon ton taşkömürü tüketiyor ve sadece bir, birbuçuk milyon ton taşkömürü üretiyoruz. Her yıl 4-5 milyar dolarımız dışarıya gidiyor.

 Oysa 1980’li yıllara kadar ülkemizin taşkömürü ihtiyacının neredeyse tamamını Zonguldak maden havzamızdan karşılıyorduk.

Neo-liberal politikaların geldiği yer burasıdır.

Zonguldak küçülmüş, üretim düşmüştür.

İthalat artmış, ama Türkiye borçlanmıştır.

Şimdi krizi yaşıyoruz ve herkes bizim gibi konuşuyor;

“Yerli kaynaklarımızı değerlendirelim, üretimi artıralım” diyorlar.

KRİZDEN ÇIKMANIN YOLU İSTİHDAM YARATMAK VE ÜRETMEKTİR

Sayın Cumhurbaşkanımız, seçim döneminde Türkiye Taşkömürü Kurumu’na 1500 işçi alınacağını açıkladı.

Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız işçi alımı için hazırlıkların sürdüğünü söyledi.

Zonguldak ve bölge insanı bu kararın hayata geçirilmesini bekliyor.

Çünkü burada taşkömürü olduğu için bölgemize kurulan Kardemir, Erdemir ve enerji santralleri bile ithal kömür kullanıyor.

İhtiyaç var, kömür var, ama üretemiyoruz.

Üstelik şimdi ithalat yapacak döviz bulmakta da zorlanıyoruz.

Krizden çıkmanın yolu işçi çıkartmak ve zamlarla emekçilerden kaynak yaratmak değildir.

Krizden çıkmanın tek yolu istihdam yaratmak ve üretmektir.

Bu duygularla tekrar sevgi ve saygılarımızı sunuyor,

Kongrenin hayırlı olmasını diliyorum”.

Sosyal sorumluluk örneği olarak kongrede temsili olarak 10 ilkokul öğrencisine Vali Çınar, Rektör Çufalı ve Genel Başkan Atalay tarafından okul çantası hediye edildi. Yüzlerce okul çantası ise Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğrencilere dağıtılacak.

Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Mustafa Çufalı tarafından Atalay'a baston hediye edildi.

 

KATILIMCILAR MADEN OCAĞINI GEZDİ


TÜRK-İŞ’in öncülüğünde Bülent Ecevit Üniversitesi’nin (BEÜ) evsahipliğinde 4-5-6 Ekim 2018 tarihlerinde Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde gerçekleştirilen “19’uncu Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi” etkinlikleri kapsamında kongre katılımcıları ile akademisyenler için maden ocağı gezisi düzenlendi.

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Armutçuk Müessesesi’nde gerçekleştirilen ocak turnesine Müessese Müdürü Ali Hekim, Sendikamız Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Kahraman Kabasakal, Sendikamız Armutçuk Şube Başkanı Ali Eşitmez, BEÜ Öğretim Üyesi Dr. Ferdi Kesikoğlu refakat etti.

 

         METAL VE MADEN İŞÇİLERİ RESİM SERGİSİ

            19’uncu Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi etkinlikleri kapsamında Ressam İrfan Ertel’in “Metal ve Maden İşçileri” konulu resimleri kongrenin gerçekleştirildiği Büyük Anadolu Otel’de sergileniyor.

 

 

            Sergide metal ve maden işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını yansıtan resimler sergileniyor.

 

 

KATILIMCILAR MADEN MÜZESİ, EĞİTİM OCAĞI İLE

GÖKGÖL MAĞARASINI GEZDİ

            Kongrenin tamamlanmasının ardından akademisyen ve sendikacılardan oluşan katılımcılar 6 Ekim 2018 tarihinde Zonguldak’taki Maden Müzesi, Eğitim Ocağı ile Gökgöl Mağarasını gezdi. Katılımcılar Maden Şehitleri Anıtı’nı ziyaret etti.

 

            KONGREDE 43 BİLDİRİ SUNULDU

 Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’ne ülkemizde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü olan 50’ye yakın üniversitenin akademik camiası ile TÜRK-İŞ’e bağlı tüm sendikaların yöneticileri ve temsilcileri katıldı.

 

Ana konusu “Emek ve Sendikacılığın Geleceği” olan Kongrede; Sosyal Politika, Sendikacılık, Çalışma Ekonomisi, Endüstri İlişkileri, İş Hukuku, Çalışma Sosyolojisi, Çalışma Psikolojisi, Endüstri 4.0, Çalışma Hayatı ve Kadın, Sosyal Güvenlik Teorisi, Sosyal Güvenlik Hukuku, Dezavantajlı Gruplar, Gelir Dağılımı ve Gelirler Politikası, İstihdam ve İşsizlik konularında 11 oturumda 43 bildiri sunuldu.